Çocukken annemiz babamız elimize bir oyuncak bebek tutuşturur. Bizde etrafımıza bakarak napmamız gerektiğine, bununla nasıl oynayacağımıza karar verirdik. Beslenir, büyütülür, sevilir diye düşünüp başlardık taklit etmeye çevremizi. Buna da evcilik der aklımız erene kadar hep bu oyunu oynardık kendi kendimize ya da arkadaşlarımızla.

En sevdiğimiz oyundur bu ,hem hayran olduğumuz ailemizi taklit edebiliriz bu oyunu oynarken hemde geleceğe hazırlık yaparız. Bebeği besleriz, uyuturuz ninni söyleriz, okula göndeririz, giydiririz ,yıkarız. Kocamızda vardır bazen görünmez ,bazen de bir arkadaşımız. Kalabalık oynuyorsak komşumuza gideriz gün yaparız. Herşeyi taklit ederiz.
Babamız annemize nasıl davranıyorsa kocamıza öyle , ya da annemiz bize nasıl davranıyorsa bebeğimize öyle davranırız. Annemiz günde birilerine çekiştiriyorsa bizde aynısını yaparız. Annemiz babamız duyunca şaşırır kalır hatta söylediklerimize.

Buralardan başlar gelecekte bir yuva kurup ailemizde gördüğümüzü yapma çabası. Minik gelinlikler giyeriz halamızın düğününde, prenses olmak isteriz masallardan öğrendiğimiz kadarıyla. Bu fikir oturur kafamıza ,evleneceğizdir büyüyünce çünkü herkes öyle yapıyordur. Baksana asi, aykırı küçük teyzen bile evlendi herkes evleniyor. Birde o gelinlik ne güzel birşeydir yaa insanı tam preses gibi yapıyor diye hayallerimize odaklanırız .

Anaokulunda başlarız zaten daha aşık olmaya, evlencem ben bu Ataberk’ le demeye. Herşeyi evcilik oyunu sanmaya. Onlar geçer büyürüz gerçekten aşık oluruz. Tamam işte artık yaşımızda gelmiştir. Evcilik oyununun gerçeğini oynamaya karar veririz. Tabi karar da kolay veremeyiz. Bin tane şey düşünürüz seviyor mudur, pişman olur muyum, istediğim hayat bu mudur bin tane şey. Haklısındır çünkü kolay bir karar değildir. Bazende aşktan gözün kör olur hiç birşeyi gözün görmeden giriverirsin oyunun içine.

Hayal ettiğin gibi prenses olmuşsundur evet. Evin de vardır aynı annen gibi. Herşey çok güzeldir. Oynadığın oyun gerçek olmuştur. Hastalıkta sağlıkta, iyi günde kötü günde, kavgada tartışmada diye haydaa girmişsindir gerçek oyuna. Evcilik oyununda tecrübe ettiklerimizi , çevreden görüp öğrendiklerimizi uygulamaya dökeceğimiz bir mecra çıkmıştır karşımıza. Ama oyunun içine girince iş değişir.Iki kişi anlaşmak zorundadır aynı evin içinde kaçıp gideceğin bir yer yoktur.

Evlilik iki kişinin aynı eve girip sadece sevgiye tutunup yaşamaya anlaşmaya çalışmasıdır aslında. Oyun gibidir de herkesin kuralları vardır. Yapılacaklar yapılmayacaklar bellidir. Aynı evde yıllarca bir düzen kurup varolmaktır. Evli bir kadın rolüne bürünürsün bir anda. Akşam böyle yemekler hazırlar kocanla tv seyreder alışveriş falan yaparsın. Oyun aksam ezanında en kötü dağılır ama bu cenaze namazına kadar sürmesi hayal edilir. Öyle sıkılıp oyunu dağıtamazsın kafana göre. Kurallarıda tek sen belirlemiyorsundur artık.
Zordur evcilik oyununun gerçeğini yaşamak. Düğün olur gelirsin. Uyandığında sevdiğin adam yanındadır. Kahvaltı hazırlarsın hemen sonra akşam yemeği bulaşık ütü temizlik falan filan oyundaki gibi yapıyormuşsun gibi değildir gerçekten yaparsın. Ne çok da sorumluluk gerektiriyordur meğerse bu iş.

Evlilik hastalıkta sağlıkta diye başlayıp degişik tecrübeler tattığın ilk yılında tartışmaktan yorulduğun, git gide her huyuna alıştığın, adapte olduğun bir süreç. Hem oyun gibi hem de çok ciddi bir müessese. Çok sorumluluk gerektiren erkeğe erkek gibi kadına kadın gibi davranman gereken, bazı davranışlarını törpülediğin bazılarını coşturduğun enteresan bir kurum. Anlaşmaya anlamaya çalıştığın.

Sen günün gerektirdiği şekilde dik başlısındır ama büyükler sana hep bir taraf susacak susmazsa olmaz bu evlilik der durur. Saçma bulursun. Ne demek susacağım o sussun der iki tarafta. Aman ne mücadeleler ne iktidar savaşları. Ama zaman geçtikçe öğrenirsin birbirini ,nerde susup nerde konuşacağını. Oyundaki gibi istediğin olmadığında oyunu bozmacılıkları bırakırsın. Öğrenirsin bu evcilik oyununun gerektirdiklerini de.

O eline tutuşturdukları bebek gibi bir bebek de tutuştururlar eline bir gün. Ama tecrübelisindir ki sen yıllarca baktın besledin o barbie yi ellerinle. Çok hakimsindir olaya aslında. Sadece daha hassastır olay daha duygu yüklü. Evcilik oyunu aslında staj yapmak gibidir gelecek yıllara. Hep hayal ettiğin, yıllar geçtikçe daha tecrübe ettiğin, daha iyi yönetebildiğin. Akşam ezanında değil cenaze namazında bitmesi temenni ettiğin…

Ahu'ca şeyler tarafından yayımlandı

Bazen kalabalıklar içinde yanlız bazen de yanlızlıklar içinde kalabalık...

Sohbete katılın

1 yorum

Yorum bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: