Insanları çok farklı kriterlerle sınıflandırabiliriz. Güzel- çirkin ,şişman -zayıf , bonkör- cimri , yaşlı- genç bla bla bla devam edebilir. Peki ya iyi kötü diye sınıflandırabilir miyiz? Bunu da yapıyoruz çoğu zaman. Ne iyi kadın, ne kötü adam gibi. Aslında iyilik kötülük o kadar çabuk anlaşılıp karar verilebilecek bir kavram değildir.

İnsanların iyi olduğunu nerden anlarız mesela seni hiç kırmadığından mı, ya da bir fakire yardım etmesinden mi, düşen bir çocuğu kaldırmasından mı. Nerden? Seni hiç kırmamıştır ama annesine bağırmıştır çok kere.Az önce karısını dövmüş çıkınca da bir fakire para vermiştir vicdanı rahatlasın , iyi hissetsin diye. Düşen çocuk patronunundur gözüne girmek için kaldırmış olamaz mı. Bu kadar küçük bir davranış onun iyi ya da kötü olduğuna karar vermemize yarar mı. Yaramaz. Ama biz kısa süre tanıdığımız birine bile hemen yapıştırıveriyoruz bu etiketleri. Uzun süre tanısak bile sadece bize karşı olan davranışından anladığımız kadarıyla anlıyoruz iyi olup olmadığını. Ya da davranışları işimize yarıyorsa iyi diyoruz.Belki de bana karşı iyi daha doğru bir tanımdır.

Bütün ömrümüz boyunca iyi insan olmak için uğraşıyoruz belki de. Bazılarımızın hayat felsefesi hatta. Yapabilir miyiz bunu. Olabilir miyiz iyi insan.Birde iyi insan olmak o kadar kolay mı? Kime göre neye göre iyi? İyi insan olmanın kriteri ne peki?

Herkese göre farklı kriterler gerekir iyi insan olabilmek için. Sorsak insanlara farklı farklı iyi insan tanımı bulabiliriz. Kimi dürüstlük der, kimi kalp kırmamak der, kimi hayvanları korusun der, kimi merhametli olsun der, kimi ailesine sahip çıksın der, kimisi etrafındakilerin mutluluğunu düşünsün der. Kimi kıskanç olmasın der. Kimi yardımsever olsun der.Der de der. Bitmez bu tanım.

İş yerinde iyidir insan herkese iyi davranır hak yemez ,evdekilere zulmeder. Yada hayvanlara sürekli yem verir, korur. Komşusuna iftira atıp aralarını bozmuştur. Çok merhametlidir yalan söylemekten de vazgeçemez.Bazı yerlerde iyi bazı yerlerde kötü davranışlar sergileyebilir insan. Tamamen iyi yada tamamen kötü değilizdir belki de. Daha ağır olan tarafımız olabilir ama. Iyiliğe daha yakın diyebiliriz belki insanlara . İyi huyları daha fazla ya da.

O kötü insan diye yaftaladığın insan belkide birilerinin hayatında çok iyidir. Mesela adam hırsızlık yapar hapse girer. Hapiste çok zor durumdaki bir insana yardım eder ve onu zor durumdan kurtarır. Şimdi buna iyi mi demeliyiz kötü mü? Zaten şurdan da anlayabiliriz bunu. Ailemiz bizim dünyamızın en iyileridir. Peki ya komşumuza göre annemiz , okul arkadaşına göre kardeşimiz, borç aldığı adama göre babamız.

İyi insan olmak için mesela karşındakini kırmamaya çalırsın. Ama karşındaki iyi insan olmayı önemsemeyip kırarsa kalbini hala devam edebilir misin ona karşı iyi insan olmaya? Ya da sen iyisin evet ,kimsenin dedikodusunu yapmaz,araya fitne fesat sokmaz, yalan konuşmaz, elinden geldiğince insanlara yardımcı olursun. Bir defa karşındakinin işine yaramayan birşey söylersin ya da işine yaramayan bir davranış , kötü oluverirsin anında. Iyi insan olmak yapılan kötülüğe sessiz kalmak, kendini ezdirmek de değildir. Iyi insan olmaya çalışırken de kendimize haksızlık yapılmasına izin vermemeliyiz tabi.

Davranışından anlamıyoruz madem iyiliğini kötülüğünü . konuşmalarından anlayabilir miyiz?
” İnsanları konuşarak tanıyamazsınız. Konuşmak canlılar içindeki en etkisiz iletişim aracı. Dil yalan söylüyor, olanları çarpıtıyor, insanlığın hiç bıkıp usanmadığı klişeleri tekrarlıyor. Bu yüzden insanları dinlemek onları anlamak için yeterli değil. ” demiş Zülfü livaneli bir kitabının arka kapağında. Çok mantıklı geldi bana. Konuşulan şeyin doğru olup olmadığını sadece kişinin kendi bilir. Anlatırda anlatır ne kadar iyi olduğunu saatlerce. Onu yaptım, bunu yaptım bunu da yaparım. Biz onun lafına inanıpta karar veremeyiz iyi olduğuna. Çünkü insan yalan söyleyen bir varlıktır. Iyilik sözle de anlaşılmaz.

İnsanı iyi kötü diye tanımlayamayız işin özü, insanların işine yarayana kadar ,gözümüzle görebildiğimiz kadar, sevdiğimiz, duyduklarımız kadar iyidir.

Bence insan iyi ya da kötü olarak doğmaz. Boş olarak dünyaya gelir. Çevresi ve öğrendiklerine göre birini seçer ve ona göre yaşar. Yinede insanlara iyi ya da kötü diyemeyiz.Ama yapılan deneyler bebeklerin iyiliği seçtiğini göstermiş. Demekki iyilik biraz daha önde başlangıçta. Peki ya sonra ne oluyor. Yaşadığımız olaylar ve hissettiklerimiz bizi iyi ya da kötü davranış sergilemeye yönlendiriyor. Iyi kötü değil iyi davranış kötü davranış var aslında. Göreceli. Bu davranışında bir sürü alt sebebi…

Ahu'ca şeyler tarafından yayımlandı

Bazen kalabalıklar içinde yanlız bazen de yanlızlıklar içinde kalabalık...

Yorum bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: