ANNE OLMAK!

Anne olmak harika, anne olmak mükemmel deyip durdular. Öyle tabi , belkide sevmelerin en güzeli.Birde anne olmanın diğer bir yüzü varmış ama.Anne olunca hayatta hiç olmadığın kadar kaygılı oluyormuşsun,hiç olmadığın kadar endişeli, panik atak, yetersiz. Anne olmak güzel olmanın yanında berbatta hissettirebilen bişeymiş.
Bu zamana kadar kendi başına gelecek kötülükler için endişelenirdin. Bundan sonra kendini boşverip minnak yavrunun başına gelecekler için endişeleniyorsun. Öyle böyle bir endişe değil ama karın ağrısı, uyku bozukluğu yapacak türden bir endişe.
Sahip olduğun bütün rollerin bir yana artık annelik rolüne bürünüyorsun tüm benliğinle. Hem de yıllardır anneymişsin gibi doğurduğun anda yükleniveriyor sana bu içgüdüsel olarak. Bu rol çok zor ama diğerlerinden farklı. Bir süper kahramanlık gibi. Çocuğuna en mükemmel şekilde bakmak istiyorsun. Yapamadığın yetişemediğin herşey için suçluluk hissediyorsun. Karnı ağrısa, gazı olsa, üşüse hep kendini suçluyorsun. Yetersiz başarısız hissesiyorsun. Ama öyle değilsin aslında.
Bu nesil çok pimpirikli olduğu için midir nedir. Binbir çeşit hastalık çıkıyor karşımıza. Eskiden evde doğurup belki kaç yaşına kadar doktor görmeyen çocuklar taş gibi bugünlere geliyor.Bizim üç günde bir doktor kontrolüne giden yavrularımızda binbir türlü hastalık peydah oluyor. Teknoloji gelişiyor ama hastalıklar artıyor.
Napıcaz nasıl olacak? Ya çocuğum hasta olursa? Nasıl büyütürüz bu çocuğu? iyi eğitebilecek miyiz? falan filan bir sürü kaygı. Büyüsede hep aynı kaygılar olacak mı acaba? O zamanda başka kaygılar çıkar ortaya mutlaka.Bu kaygılarla yaşamaya mı alışacağız yoksa bir süre sonra?
Anne olmak çocuğun iyiyken bile panik olup kendine dünyayı zehir etmekmiş bence. Anne olmak çocuğun az uyuyunca dert, çok uyuyunca dert yapmakmış kendine. Doktor muayene ederken doktorun mimiklerini inceleyip kötü bişey diyecek mi diye kalbinin küt küt atmasıymış. Anne olmak bebeğin boğazına süt kaçınca panikten çocuğu ordan oraya savurmakmış. Anne olmak sütüm çoğalsın diye bardak bardak komposto içmekmiş. Anne olmak uyumasını bekleyip bekleyip uyuduğundada özleyip uyandırmakmış. Uyurken gidip gidip nefesini dinlemekmiş.Anne olmak babası ilgilensin biraz deyip babası bakarken bile başında beklemekmiş. Anne olmak çocuğum kafasını niye geriye geriye atıyor diye doktora koşmakmış. Dualarını onun için etmekmiş. Uyurken yanlız bırakınca vicdan azabı çekmekmiş. Biraz baksınlarda dışarda bir kafa dağıtayım deyip çıktığın andan itibaren hep onu düşünmekmiş. Bakanı da yüz kere arayıp baktığına bakacağına pişman etmekmiş. Kocamla kendimize zaman ayıralım biraz deyip çocuğunun fotoğraflarına bakmakmış. Anlayacağın onu öpüp koklamadığın her an özlemekmiş. Minicikken bile niye gözlerini benden kaçırıyor diye tribe girmekmiş.Ve anne olmak saatlerce ağlayıp seni canından bezdirdikten sonra bir gülüşüyle kalbinin erimesiymiş.
Dört aylık taze bir anne olarak yazdım bunu.Anne olmakla başlayıp da tamamlanacak milyonlarca cümle , yazılacak milyonlarca yazı var tabi.
Anne olmak yani çok başka bir kafaymış . Lafın özü anne olmak emekmiş emek. Fekadarlık, koşulsuz sevmek, hayatta sahip olduğun herşeyin en güzeliymiş.

Ahu'ca şeyler tarafından yayımlandı

Bazen kalabalıklar içinde yanlız bazen de yanlızlıklar içinde kalabalık...

Sohbete katılın

2 yorum

Yorum bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: